Arabeskin dönüşümü

Anna Laudel’da açılan, küratörlüğünü sanat gazetecisi M. Gülben Çapan’ın üstlendiği “Seni Sevmeyen Ölsün” adlı kapsamlı karma sergi adını Tüdanya’nın 1986 yılında büyük çıkış yapan aynı isimli şarkısından alıyor. Sergide; Anıl Can, Ardan Özmenoğlu, CANAN, Cansu Yıldıran, Haluk Çobanoğlu, Rasim Aksan, Tuğberk Selçuk ve Yasemin Özcan dahil olmak üzere farklı materyal ve tekniklerde üretim yapan 8 sanatçının disiplinlerarası eserlerinden oluşan bir seçkiye yer veriliyor. Serginin ana temasını ise Türkiye’nin modernleşme çabasına tepki olarak ortaya çıkan 1960’ların önemli kültür furyası arabesk oluşturuyor.

Geçmişte ‘yoz müzik’ şeklinde eleştirilen ve uzun yıllar küçümsenip, hor görülen, resmi yasaklara ve sansürlere maruz bırakılan arabeskin yaşadığı dönüşüm, seçkide yer alan eserler aracılığıyla farklı form ve biçimlerde hayat buluyor. Sergi, zor hayat şartlarına karşı bir başkaldırı niteliğinde olan; son yıllarda değişen, dönüşen ve günden güne özgürleştirilerek daha geniş kitlelere hitap eden bir müzik türü haline gelen arabesk müziğin yolculuğuna rehberlik ederek, günümüz toplumundaki yerini izleyiciye hatırlatıyor.

SINIFSAL UÇURUM

Geçmişte arabeskin “babaları” olarak anılan figürler ile günümüzde arabeski yaşamaya devam edenler arasındaki sınıfsal uçurum üzerine kurulan sergi, bugün toplumun geride kalan ve kimlik arayışını sürdürmeye devam eden ötekileri yeniden düşünmeye davet ediyor. “Seni Sevmeyen Ölsün” seçkisiyle, acının ve aşkın isyanı üzerinden ortak bir kimlik ve bir “kurtarıcı” arayışına giren bu kültürün, kendi yarattığı kahramanlarının toplumsal değişimine ve yeni kahramanların nasıl yaratıldığına tanıklık ediyor. İsyan etmenin en kişisel boyutu niteliğindeki arabesk kültürünü derinlemesine araştıran M. Gülben Çapan küratörlüğündeki sergi, 10 Eylül’e kadar Anna Laudel Istanbul’un Gümüşsuyu’ndaki galerisinde ziyaret edilebilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir