Bir nötron yıldızının beklenmedik bir şekilde hayata döndüğü tespit edildi

Güneş’ten milyarlarca kat daha güçlü muazzam manyetik alanlara sahip bir çeşit nötron yıldızları olan magnetarlar, evrenin en gizemli ve korkutucu nesnelerinden birisi olarak kabul ediliyor. Süpernova patlamalarından geriye kalan bu yoğun yıldızlar, inanılmaz derecede yüksek enerjili X ve gama ışınları yayarak gökbilimcileri şaşırtmaya devam ediyor. Yaklaşık 10.000 yıl içinde manyetik alanları zayıflayan magnetarlar, normal nötron yıldızlarına dönüşerek yaşamlarını sürdürürler. Ancak bilim insanları, evrendeki en güçlü manyetik alanlardan birine sahip ölmüş bir nötron yıldızının beklenmedik bir şekilde hayata döndüğünü tespit etti.

Daha önce tespit edilememiş bir olay

Araştırma ekibi CSIRO Parkes radyo teleskobu Murriyang‘ı kullanarak bu egzotik gök cismi olayını tespit etti. Ekip, yaklaşık 8.000 ışık yılı uzaklıkta bulunan ve Dünya’ya bilinen en yakın magnetar olan XTE J1810-197’nin garip radyo sinyalleri yaydığını ve bu magnetarın ölümden döndüğünü keşfetti.

Her şeyden önce bu tespit bile büyük bir olay. Zira çoğu magnetarın belirli bir yöne yönelmiş ışık yaydığı biliniyor. Ancak araştırmanın konusu olan magnetarın ışığının dairesel polarize olduğu ve uzayda hareket ederken spiral çizdiği belirtiliyor. Bunun sadece beklenmedik değil, aynı zamanda eşi benzeri görülmemiş bir durum olduğu aktarılıyor.

Bilmeyenler için magnetarlar, tüm nötron yıldızları gibi büyük yıldızların ölümünden meydana geliyor. Bu dev yıldızlar, kendi yerçekimlerinin içe doğru çökmesini önleyen enerjiyi üretmek için çekirdeklerindeki nükleer füzyonu kullanıyorlar. Ancak füzyonun yakıtı (özellikle hidrojenin helyuma dönüşümü) tükendiğinde, yani enerji kaynağı yok olduğunda, yıldızın yerçekimi baskın çıkar ve kendi üzerine çökmesine neden olur. Bu çöküş, bir süpernova patlamasını tetikler ve geride magnetarlar da dahil olmak üzere nötron yıldızı gibi aşırı yoğun bir cisim bırakır.

Güneş’ten 1 katrilyon kat daha güçlü

Magnetarların ve nötron yıldızlarının çapları tipik olarak 10 ila 20 kilometre arasında olduğu biliniyor. Bu, Dünya’nın çapından (yaklaşık 12.742 km) yaklaşık 1.000 ila 2.000 kat daha küçük oldukları anlamına geliyor. Ancak magnetarların yoğunlukları o kadar fazladır ki, bir çay kaşığı magnetar maddesi gezegenimize getirilse yaklaşık 100 milyon ton ağırlığında olur. Devasa yıldızlar çöküp magnatar ve sonrasında nötron yıldızları olduklarında aynı zamanda inanılmaz bir hızda (saniyede 700 kez) da dönmeye başlarlar. Bununla birlikte bu yoğun cisimler inanılmaz miktarda manyetik alan gücü de yaratabiliyorlar. Bu manyetik alanın gücü Güneş’in manyetik alanından bir katrilyon (1 ve ardından 15 sıfır) kat daha güçlü olabilir.

Araştırmacılar net bir açıklama yapmakta zorlanıyor

Araştırma ekibinin gözlemi tamamen beklenmedik olsa da, ekibin bu magnetarın neden bu kadar olağandışı emisyonlar ürettiğine dair bir fikri var. Araştırmacılara göre magnetarın manyetik kutbunun üzerinde çok yüksek sıcaklıklara sahip bir plazma yer alıyor. Bu plazmanın polarize edici bir filtre gibi davrandığı düşünülüyor ancak bunun nasıl olduğu büyük bir soru işareti. Araştırmacılar, Murriyang ile XTE J1810-197’nin devam eden gözlemlerinin, plazma dinamikleri, X-ışınları, gama ışını patlamaları ve potansiyel olarak hızlı radyo patlamaları gibi magnetarla ilgili bir dizi aşırı, güçlü ve olağandışı fenomen hakkında bilgi sağlamaya yardımcı olacağını umuyorlar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx